Türk dıs politikasında artık gri tonlar da var

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, eksen kayması tartışmalarına son noktayı koydu: Dış politikada artık sadece siyah-beyaz yok. Gri tonlar var. Türkiye’nin bazı konularda farklı görüşleri var. Bu Batı’dan kopuş değil. Zamanla tutumumuzun daha stratejik ve ahlaklı olduğu görülecek. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Washington ile Ankara’nın bazı konularda görüş farklılıkları olduğunu belirterek, ‘ABD ile talep ve talebe dayalı cevap şeklinde değil, iki müttefik olarak konuşuyoruz’ dedi. Davutoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta Beyaz Saray’a yaptığı ziyaretin ardından iki ülke ilişkilerinde gelinen noktayı ve eksen kayması tartışmalarını değerlendirdi. Türk Amerikan ilişkilerinin yeni bir yapıya kavuşup ve doğal seyrine oturduğuna dikkat çeken Davutoğlu’nun önemli konularda mesajları şöyle:

TÜRK-AMERİKAN İLİŞKİLERİ:
Daha önce öyle bir ilişki vardı ki, hep ABD talep eder, Türkiye köşeye sıkışır sanılıyordu. ‘Evet’ dersek bir bedeli, ‘hayır’ dersek başka beden öderiz sanılıyordu. Ama şimdi artık bu değişti. Talep ve talebe dayalı cevap şeklinde değil, iki müttefik olarak konuşuyoruz. Bu hissi olarak anti-Amerikanizm de değildir. Beyaz Saray’da Türkiye-Ermeni ilişkilerinin normalleşmesi, Kafkasya, İran, Irak’taki dönüşüm, Kıbrıs, Ortadoğu Barış Süreci gibi konular konuşuldu. Bunların hepsinde büyük ölçüde ortak payda var. Beyaz Saray’da son derece sağlıklı bir görüşme ortamı vardı. Tabii ki birisi süper güç, yüzde yüz eşitler arasında diyemeyiz ama, ortak meseleleri paylaşım hakimdi. Mesela Türkiye kadar Irak’ta hakim kaç ülke var? Türkiye eğer Sünni gruplarla ilişkileri kesmiş olsaydı, böyle olmazdı.


İRAN’LA İLİŞKİLER:

İran konusunda aramızda bir üslup farkı olduğu ortada. Eskiden standart bir politika var sanılıyordu. Artık Amerika gibi kilometrelerce uzakta bir ülke ile sınır komşusu bir ülkenin farklı siyaseti olabileceği kabul edildi. İran’la ilgili her şeyin bedelini biz ödüyoruz. Aynı şey Irak için de geçerli.


EKSEN KAYMASI:

Artık herkes biliyor ki, Türkiye bazı konularda farklı siyaset izleyebilir. Bu Batı’dan kopuş anlamına asla gelmiyor. Mesela Türkiye-Suriye ilişkilerine bakarsanız, kimin haklı çıktığını görürsünüz. Eğer Batı’dan kopmamak adına 2005 yılında izlediğimiz politikayı izlememiş olsaydık şu anda bölgede bu konumda olmaz, Suriye-İsrail görüşmelerinde arabulucu olmazdık. Bunu ABD’liler de görüyor. Bunları, bir eksen tartışması olarak görmemek lazım. Türkiye’nin bazı konularda farklı görüşleri var. Mesela Bosna konusunda da Batı’dan farklı düşünüyoruz. Zamanla bizim tutumumuzun daha stratejik ve ahlaklı olduğu görülecek.
Dış politikada artık sadece siyah-beyaz yok. Gri tonlar var. O griler içinde doğru olanı alırsanız, başarıya ulaşırsınız. Bunun değişmesine saygı duyduklarını anlamak için Türk-Amerikan ilişkilerinin seyri ve Türkiye’ye gelen ABD Başkanlarına bakmak yeterli. Türkiye Reagan döneminde tam destek verdi ABD’ye, hiç gelmedi. Her konuda destek verdik, bir kıymeti oldu mu? Olmadı. Ne bizim liderler gitti, ne onlar geldi. Baba Bush, gelmedi. Clinton, deprem sonrası geldi. Bush ne kadar sonra geldi ama Obama’ya bakın, hemen geldi. Son bir yılda Başbakan ile Obama çeşitli ülkelerdeki uluslararası toplantılar da dahil toplam 6 kez görüştüler. Gerçekten müthiş bir rahatsızlık olsa, bu altı görüşme gerçekleşmez. Türkiye bu ülkelerin nabzını herkesten iyi biliyor. Fikir farkları olabilir ama bu fikir farklarını söylememiz o devletler ve gruplar için de önemli. Bize vaktinde daha fazla kulak verilse, bu hataların bir kısmı olmazdı.  


7/24 çalışan Bakan’ın zor soruları ekibini terletiyor

DIŞİŞlerİ Bakanı Ahmet Davutoğlu ile çıktığımız Hırvatistan ve Bosna-Hersek seyahati sayesinde, Türkiye’nin komşuları ile ilişkileri üzerine oldukça çok şey dinliyoruz. Bir ay önce Bosna-Hersek üzerine yaptığım çalışma sırasında gazeteci olarak tanıklık ettiklerim ile Davut- oğlu’nun söyledikleri bir hayli örtüşüyor. Konuştukça, bu konunun Dışişleri açısından ne kadar kritik olduğunu daha iyi anlıyoruz. Gelişmeler, gün be gün takip ediliyor.
Bakan’la Bosna-Hersek üzerinden başlayan sohbetimiz, Türkiye’nin dış politikası ve etkinliğine geldi. Bu sırada Davutoğlu’nun baş döndüren seyahatlerinden söz etmeden edemiyoruz. Başbakan Erdoğan ile çıktığı ABD ziyaretinden döndüğü akşamın ertesi günü sabaha karşı yola çıkıp, cumartesi ve pazar günü Hırvatlara mesai yaptırması beraber seyahat ettiğimiz Milliyet Gazetesi’nden Aslı Aydıntaşbaş ve Zaman Gazetesi’nden Kerim Balcı’nın da gözünden kaçmıyor.


YENİ OSMANLI SİTEMİ

Ama biraz irdeleyince, ‘6 aydır Makedonya -biliyorsunuz bizim için çok önemli- tarih bekliyor. Bulgaristan’da yeni hükümet kuruldu tarih bekliyor. Biz herkese dengeli yaklaşmaya çalışıyoruz ama ‘Yeni Osmanlı’ meselesinden dolayı başka bir algı oluşturma çabası var. Gittiğimiz Avrupa ülkelerinin sayısı, bu ‘Yeni Osmanlı’ meselesine konu olan ülkelerden fazla. Ama bunlar göz ardı ediliyor’ diye biraz sitem ediyor.


BÜYÜK VE GÜÇLÜ DEVLET

Bakan Davutoğlu’nun yürütmeye çalıştığı politikanın en önemli parametrelerinden biri ‘komşularla sıfır sorun’ olsa da, Türkiye için dünyada ‘büyük ve güçlü devlet’ imajını güçlendirmeye çalıştığını da görmek hiç de zor değil. Daha önce gidilmeyen ülkelere gidilmesi, haritada yerini bilmediğimiz ülkelere büyükelçilikler açılması, krizli bölgeler için arabulucu veya kolaylaştırıcı role soyunulması hep bu büyük ve güçlü devlet projeksiyonunun yansımaları aslında.
Ancak, böyle bir strateji için Dışişleri’nin elindeki mevcut kaynakların yeterli olmadığını paylaşıyor bizimle şu sözlerle: ‘Şimdi elimizde çok fazla yetişmiş adam yok Geçen yıl 12 büyükelçilik açtık, gelecek yıl 5 daha açacağız. Büyük ölçekli bir ülkede ortalama 6 bin diplomat varken, bizde bu rakam çok düşük. Oysa bizim gündemimiz onlardan çok daha yoğun. Bu nedenle 3-5 misli çalışma gerekiyor. İşte bu nedenle 7 gün 24 saat çalışıyoruz’. Yetişmiş eleman eksiğini gidermek için dışarıdan atama sistemini kullanmayı düşünmediklerini anlatan Davutoğlu, ‘Daha fazla arkadaşı potaya sokmak gerek. Mesela yeni bir uygulama başlattık. Komşu dillerin öğrenilmesini şart koşuyoruz artık daha kapsamlı bir yapılandırma için’ diyor.

Yayınlandı: on 12/22/2009 at 6:56 am  Yorum yapın  
Tags:

Bu yazının geri izlemesini yapmak için URI: http://akdispolitika.wordpress.com/2009/12/22/turk-dis-politikasinda-artik-gri-tonlar-da-var/trackback/

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.